10 Temmuz 2012 Salı

Cenap...

"Zaman onu öldürdüğümüz için şikayetçi olmuş, müebbet yemiş; Sürekliliği de bundanmış..."

Bir zamanlar, azgelişmiş bir ülkede çok gelişmiş olmak çok şeyi değiştirirdi; fakat sonraları, insanlarının çoğunun en sevdiği şiirin "Fatiha" olduğu bu ülke az ile yetinmeye devam etti, çoğu da göremez oldu ve seçtiği ölüm metodu standart bir yoldu. Esanslı bir kıza aşık olan esaslı kahramanımız Cenap ise başta dem vurduğum bir zamanlarda kalmış, çaresizce kendine dalmıştı...

İnsan cisimleşmiş zamandı ve kahramanımızın zamana olan inancı Tanrı'ya olan kadardı. Tanrı'ysa onun için sıkı bir tanrıtanımazdı. Bu söylediği büyük bir günah olabilir ya da bazılarınızı şoka uğratabilirdi ancak çok ilgi çektiğinden devamı yazılan bir günah defterine sahip olduğundan, bu durum, O'nun için çok da fena değildi. Laf aramızda, kendine inancı olmayan birine inanmasını da bir zahmet beklemeyin, özellikle de bekleme odalarınız Azrail tarafından tutulmuşken...

Kahramanımız Cenap, büyümeden yaşlanan bir neslin hımbıl bir üyesiydi. Pek yakışıklı değildi lakin çirkin olduğu da söylenemezdi; hatta kirli sakalına ve her daim gittiği berberinin hiçbir soru sormadan iki numaraya vurduğu saçlarına, sessizliğini ve gözlerindeki hüznü eklediğinizde karizmatik bile sayılabilirdi. Sol gözünün hemen yanında, dikkatli bakıldığında görülebilen ve sadece güldüğünde ortaya çıktığı için “göz gamzesi” adını verdiği küçük bir ben vardı. Henüz bunu fark eden olmamıştı ancak gün gelecekti ki birisi karakaşına karagözüne vurulacak ve sırf bu yüzden O’nu güldürmeye çalışacaktı.

Her bebek doğduğunda nasıl bir ailenin içine düştüğüne bakarak ağlar; kimi sevinçten, kimi de üzüntüden. Bizim Cenap da ikinci kategoriden… Dahası, babası Ayı Ekrem’in, ismini cenabetlikten kurtulamasın düşüncesizliğiyle verdiğini düşünecek olursak baba bir farkla hayata yenik başlamıştı; lakin babasının tek özelliği de mallığı değildi. Ayı Ekrem sıkı bir rejim muhalifiydi ve kilo aldıkça bu muhalefet artmaktaydı. Eritme potalarında eritilmişti ama o denizde sırt üstü yattığında küçük bir adacık gibi gözüken göbeğini Samandağ Biberi bile eritemezdi.

Hepimizin, büyüklerimizden Allah’ın her günü duyduğu “bu memleketten adam olmaz kardeşim!” cümlesini kurma sırası yavaş yavaş Cenap’a gelmekteydi. Etrafındaki herkes istisnasız olarak yırtma derdindeydi; fakat bu dertlerine tezat olarak yaptıkları tek şey, dikilmekti…

Tek yaratıcılığı hayata ayak uydurmak olan insanlardan farklı olduğunu hissediyordu ve birgün mutlaka bu farklılığını ortaya çıkaracak bir olayla karşılaşacaktı. Azgelişmiş bir ülkede olsa dahi çok gelişmenin bir faydasını göreceğine inanıyordu. Okuyordu durmadan, durdukları halde okumayanlara inat. Yazdıklarıyla da birilerinin dikkatini mutlaka çekecekti ki o günün gelmesini iple çekmekteydi de ip pamuktandı. Bir olayın hayatını değiştireceğine o kadar inanıyordu ki an geliyor, olay çıkarmamak için kendisini zor tutuyordu. Zaman durmaz koşuyorken doğru anı kim bilebilirdi ki...

Her sabah kötü bir düşçü olarak uyanıyordu, kokmaktan korktuğu için duş gördüğü uykulamalarından. Çişini yaparken dişini fırçalıyor, kıçını toplarken de pek bi numarası olmayan iki numara saçına bakıyordu. Bu seans her sabah nüans farkıyla da olsa monotonlukta birinciliği kimselere kaptırmazken, ikinci seansa darboğazından geçen, çöl sıcağında göle maya çalma sonucu oluşan bir fincan kahve salça oluyordu. Kahveye, kahvenin keçilerin keşfi olduğunu öğrendiği gün, yani basit bir ters fabl sonucu keçileşerek tutulmuştu.

Pencereden dışarıya baktığında gördüğü çok eşli manzaraya gülerek bakıyordu artık; çünkü gördükleri görmediklerinden epeyce iyiydi. Yani hiç, yoktan iyiydi! Derken...



Samimiyetine güvenerek sorum var sana ey okuyan güzel insan; Birgün bir kitap aldınız elinize, ilk sayfalarını açtınız, başladınız okumaya ve yukarıda yazanlarla karşılaştınız. Devamını okuma isteği uyanır mı bünyenizde?

28 yorum:

  1. Derken'le bitirince dedim tüh devamını sonra yazacak bu satırların. Soruna sen sormadan cevap vermişim meğer. Merak etmişim demek ki, okurmuşum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jane bunu duyduğuma çok sevindim doğrusu. Yukarıdaki metnin devamını yazma konusunda epey ilerledim aslında ve başladığım yerden çok uzaklardayım şu an :D

      Bu durum beni çok heyecanlandırıyor :)

      Sil
  2. Beni şaşırtmasını umarak okumaya devam etmek isterdim, Çünkü çok tanıdık geldi bana ama " derken " den sonra biraz umutlandım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asya,

      Bu iyi mi kötü mü... Söylediklerini, "seni fazla sarmadı, içine almadı" gibi algıladım ki biliyorum kısa bir metin ama ben de bilerek kısa bir bölüm paylaştım.

      Beni aydınlatır mısın :D

      Sil
    2. "bir grubun dışında kalmak, içine girmekten çok daha zordur " diye bir söz var,bu nedenle eninde sonunda çoklarının bu sürüye dahil olduğunu gördüğüm için Cenap`ın beni şaşırtmasını umarak okumaya devam etmek isterim demek istedim. Ama bu benim tamamen kişisel tercihimle ilgili bir şey, beni şaşırtan öyküleri seviyorum sevgili Erdost.

      Sil
    3. Sevgili Asya,

      tirajı komik Cenap'ın hikayesinin trajikomik bir şekilde geldiği yer beni gerçekten çok şaşırttı. Başladığı yerden çok uzakta ama bildiğimiz gibi değil :D

      Beklentiye sokmak istemem fakat şaşıracağına ve yok artık diyeceğine eminim Asya... "İnsan kendinden çıkan fikre bu denle heyecanlanır mı?" dersen, bu alanda kendimden hiç bu kadar umutlu olmamıştım...

      Aydınlattığın için çok teşekkür ederim ki görüşlerinin çok önemli olduğunu da söylememe gerek yok sanıyorum.

      Sil
    4. Merakla devamını bekleyeceğim bende,biliyorsun şu ara tatildeyim ama küçük kaçamaklar yapıp senin gibi sevdiğim arkadaşlarımı mutlaka okuyorum, sevgiler

      Sil
  3. çok tanıdık geldi duygular..az gelişmiş bir ülkede çok gelişmiş olmak..zaman zaman çok acı verici..devamını ilgiyle bekliyoruz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serkan, ilgin ve cesaretlendirici sözlerin için teşekkür ederim.

      Sil
  4. "Bu memleket adam olmaz kardeşim" diye söyleyip okumazsam ben de adam olmam:)) okurum hele yaz sen:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen okursun zaten de görüşlerinin nesnelliğinden şüphe duyuyorum artık, peh :D

      Sil
    2. Yanlış cevap:)) bence şansını zorlama:))

      Sil
  5. internette gezinirken sitenize rastladık. Güzel ve iç açıcı bilgiler vermişsiniz Exper servis olarak başarılarınızın devamını dileriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok heyecanlandım şimdi, ilk defa bir viral reklamda rol alacağım... :P

      Çok yaşa sen Exper Servis :P

      Bari siteyi bir gözden geçirseydiniz harbiden. İç açıcı bilgi verdiğim görülmemiştir :P

      Sil
  6. Belli ki henüz senin kadar çok okumadım ve yine belli senin kadar incelikli yazamam da, gerçi sen de benim kadar çok içmedin, içemezsin de :)-İnsan hayran olduğu dostuyla sidik yarışına girmez de mi:)- Bilirim şarhoş olmadan da bu yazılar dökülmez elin kaleminden; ancak bunlardan daha belli olan bir şey var dost!

    O da şudur: Evveliyatını bildiğin alanda at koşturuyorsun!Bir palto için elbette hayatını mahvetmezsin ama bunu yapman farkında olmandan kaynaklanır, daha önce palto adına hayatını altüst edenler olduğunu... Ezcümle, geçmişi bilirsen gelecekte tekrara düşmezsin ki sen su gibi içmişsin zannımca, tekrara düşmezsen yeni mesajlar verirsin, haliyle 27. yüzyılda belki değerin anlaşılır... Yazmazsan adam değilsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üstadım yine güzel girmişsin söze, kendin gibi...

      Yazdıklarımız gibi değiliz hiçbirimiz ki belki de bir kürk içerisinde votka yudumlarken yaratılmıştır "bir palto sahibi olmak için didinen adam" da...

      Pek saygıdeğer Cenap'ın hikayesi de tanıdık başlıyor fakat tanınmadık bitecek üstat. Bitmek üzere yani...

      Biz ne alemdeyiz; daha başlamadan bitmesek bari...

      Bu arada 22 yapsak onu, o kadar dayanamam da :P

      Sil
  7. yorumların birinde de belirtildiği gibi son kısmında umut vardı. açıkça konuşmak gerekirse umutla başlayan hikayeleri sevmem. Ancak şu var, bu yazıyı okumadan az evvel, yani bu blogu açtığım ilk anlarda "iyi yazan bloggerlardan biri de bu (içten düşününce çok nazik olamayabiliyoruz. o "bu" yu ters agılama..:)), blogtan kitap yazmaya bir yol gidiyorsa bu arkadaş o yolda ilerler" diye düşünüyordum. Meğer yazıyla alakalı olmuş düşüncelerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cem, seninle aramızda yanlış anlaşılmalara dayalı bir anlaşma hali var unuttun galiba :D

      Geçenlerde bir blog arkadaşım "övülü-yorum" yorumlarından ötürü yorum bölümünü kapattı. İnsanlar yorum konusunda nezaket gereği ama aslında yanlış olan bir şey yapıyorlar kimi zaman ki; bence bu durum, yorum kısmının önemini de ortadan kaldırıp, etkisizleştiriyor...

      Tartışma, düşünceyi büyütme, güzele güzel deme fırsatı, vs. her şeye güzel deme algısından ötürü harcanıyor... Ben de uzun yazılarımı, hikayelerimi blogda yayımlayamıyorum ama etraftan itelemeler geliyor "farklı şekilde değerlendir" diye, ben de okuyanlara, yani bilenlere danışmak istedim. Bir şeye kötü, vasat demek, geliştirilebilir demektir nazarımda. İyi demek de öyle ama :D

      İyi yazdığımı her yönüyle aktif bir blogger'den duymak benim için çok sevindirici oldu Cem. Teşekkür ederim...

      Sil
  8. Nolursun sana tema yapalım nolur:) okumakta çok zorlanıyorum bu renk beni öldürüyo:(

    ve soruna cevap, elbette uyanırdı bence sen zaten kitap yazacak düzeudesin rahatlıkla.
    Hem bunları beyaz sayfada okumak negzel olurdu:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İpek,

      Ne dertliyim bu konuda bi bilsen...

      Sana bu konuda fazlasıyla danışacaktım zaten. Daha bugün bloggermodifiye'yi gezerken de yazını gördüm de böylesi bir talepte bulunmak ne kadar doğru tarzında bir ikilem yaşadım, kendimce.

      Biliyorsun bu blogu ilk kurduğum günden beri aynı görüntü. Başlangıç için bana yetiyordu ama gün geçtikçe bu görüntüsünden kurtulması gerektiğini düşünmeye başladım. Bikaç bi şey denedim ama yoğun anımda olduğu için sıkıldım, bıraktım...

      İnanmazsın ama şifremi falan bile veririm diye düşündüm ki gözüm kapalı veririm :D

      Bugün sayfam kasıyor diye, ana sayfa kayıt sayısını düzelttim mesela Tayfun Hoca'nın yazdıklarına bakarak. Blog Listesini de kısa tutun diye bir şey vardı ama kıyamadım :)

      Diğerlerine de bakacaktım da geçen günkü sıkılganlık geri gelmesin diye el süremedim. Oysa bu tip şeyler içime dert olur, mutlaka çözerim, düzeltirim ama zaman konusunda geniş davrandığım çoktur :D

      Beyazı geçen gün denedim, çok içaçıcı oldu, hemen değiştirdim :P

      Senden yardım isteyecek gücü de, yanılmadığımı umarak Yasemin kokulu bir hayat'ın blogunda, tasarım konusunda senin yardımlarından bahsetmesinden alacaktım...

      Oy, içim şişmiş, nasıl da döküldüm :)

      Sil
    2. Benim tasarımımla en güzel blog teması seçildi kız daha napim size yaranamadım:p
      Benden yardım istemene gerek yok ben kaç oldu bunu teklif ettim sana -yaseminede ben etimiştim^^- mail at bekliyorum:)
      Her güncellendiğinde açıyorum resmen içim şişiyo okuyamıyorum desem mi diye:F

      Sil
    3. mail attım :) umarım söylediklerini doğru anlamışımdır :)

      Sil
  9. Bu postu okuduktan sonra diğer poslarıda okuma isteği olduğuna göre diğer sayfalarda cazip gelebilirdi.

    Yaniii bi kitap yazssaannda okusak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Çabam var bambi, bu sefer gerçekten var. Epey de yol aldım, kendimce. Herkes yazdıklarını derle diyor, çokça kişi demeye başladığı için ki bu bir tek benim başıma gelen bir şey değildir muhtemelen, ben de farklı bir şekli siz okuyanlara sormak istedim işte.

      Sil
  10. Derken kelimesinden sonra şaşıracağım diye düşündüm ama hayal kırıklığına uğradım.Okurken hiç sıkılmadım.Akıcı bir üslup kullanmış,azıcık mizah da katarak keyifli bir hale getirmişsin yazıyı.Çok beğendim :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Almeda,

      Kısa tutmak istedim. Yukarıda da değindim, bu sefer bi başka yazıyorum. Cenap ki adının manası ile hemhal karakterde bir adam, ummadığım yerlere giderek yazanı bile şaşırttı desem yeri :D

      Beğendiğinize çok sevindim ben de.

      Sil
  11. Umarım bunun devamını yazıyorsundur; Zira blog baskısına maruz kalmak istemiyorsan yazmalısın da...

    YanıtlaSil

Dostmodern Hyde Park'a hoş geldiniz :D

Bu sizin bana yazdığınız ilk yorumunuzsa, dövüşeceksiniz... Welcome the erdost club...

Yorum yazmanız beni mutlu eder, yorumunuz etmese bile...

Yaz işte be...